Başörtüsüne anayasal güvence teklifi Meclis’te! AK Partili Zengin’den açıklama

Başörtüsüne anayasal güvence teklifi Meclis’te! AK Partili Zengin’den açıklama
REKLAM ALANI
Yayınlama: 09.12.2022
Düzenleme: 09.12.2022 16:34
81
A+
A-

Başörtüsüne anayasal güvence getiren ‘Anayasa değişikliği teklifi’ TBMM Başkanlığı’na sunuldu. AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin öncesinde yaptığı basın toplantısında, “AK Parti, MHP ve BBP’nin 336 vekilinin imzaladığı teklifi sunacağız.” dedi.

Başörtüsü için anayasa değişikliği teklifi, AK Parti, MHP ve Büyük Birlik Partili milletvekillerinin imzaları ile Meclis Başkanlığı’na sunuldu. Öncesinde AK Parti Grup Başkan Vekili Özlem Zengin, basın toplantısı düzenledi.

İşte AK Partili Özlem Zengin’in açıklamalarından satır başları:

AK Parti, MHP ve BBP’nin imzasıyla Meclis’e sunacağız. Biraz sonra hep beraber sayın Meclis Başkanımıza getirerek anayasa değişikliği teklifimizi vermiş olacağız. Teklifi 366 milletvekilimizin imzasıyla sunacağız.

Aslında oldukça uzun bir süreçten bahsediyoruz. Bunun en önemli sebebi, ne zaman başörtüsüyle ilgili bir şey anlatmaya çalışsak en çok duyduğumuz ifade ‘yine mi Başörtüsü‘ İnsani boyutunu çok az konuştuğumuzu bir kez daha görme imkanımız oldu. Bu yasaklar 60’ta başladı, 1986 yılına geldiğimizde o zaman darbenin başındaki kişi Kenan Evren, bu yasaklara konsantre oldu. Bu yasaklar başladıktan sonra; kendim de ilk mücadeleye girdiğimde kendim de başörtülü değildim.

Biz bugün Türkiye’de bu noktaya gelmişsek; başı açık kadınların desteğiyle, kadın erkek genç bizimle aynı fikirde olsun olmasın o insanların mücadelesiyle bugünlere geldik.

Başörtüsüne biz bez parçası diyenler bu konuyu anlamamışlardır. Bu konunun nasıl bir travma olduğunu asla anlayamamışlardır.

Anlamış olsalardı bu konuyu anlatma şekilleri de çok farklı olurdu. 90’lara geldiğimizde de bizler başka bir boyuta geçtik. Başörtülü kadınlar nezdinde tüm inanan insanlar için bir soykırım bu ülkede yaşadı.

Bu anayasa teklifi Meclis’ten geçse de biz bunları konuşmaya anlatmaya devam edeceğiz. Biz bu travmayı bir fiil içinde yaşamayanların bu konuyu anlamalarını beklemiyoruz. “Bu yasaklar bitti, helalleşelim olsun bitsin” nidalarını çok yaralayıcı buluyorum. Sussalar bizim açımızdan değerli tavır içinde olacaklar. 2008 yılında anayasa değişikliği yaptı. Şu malum “411 el kaosa kalktı”. Bu manşete atanlar en utanç verici manşeti atanlardır. Türkiye’de vesayet odakları daha dinamikti, hemen ayağa kalktılar, cumhuriyete hakaret olan cumhuriyet yürüyüşleri yaptılar. Yetmedi AK Parti’ye kapatma davası açıldı. 1 oyla AK Parti kapatılmadı. 

“MİLLETİN DEĞERLERİYLE DEVLETİN DEĞERLERİ BULUŞTUĞU İÇİN 20 YILDIR İKTİDARDAYIZ”

Bizi buraya getiren şey sivil siyasetin güçlenmesidir. Recep Tayyip Erdoğan’ın dirayetiyle bunlar olmuştur. Bizim için bu konu hakiki bir gerçektir. Bu bizim hayatımızın en temel gerçeği. Zaman içerisinde vesayetin gücünün kaybetmesiyle beraber bu yasaklar zaman içinde hafiflemiştir. 

Kendi aramızda uzun yıllar tartışmışızdır. AK Parti dışında parti geldiğinde bir düzenleme yapma ihtiyacımız var mı? Başı açık olan kadınlar için böyle bir şey yokken, kapalılar için niye olsun. Bunun ayrıca yazılmasına gerek yoktur. Peki biz neden bir anayasa değişikliğine ihtiyaç duyduk. Kılıçdaroğlu, bir kanun teklifi sundu.

Hep şikayet ettikleri Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olmasaydı milletimizin önüne gidip böyle bir şey yapmaı düşünürler miydi? Çünkü sadede kendi mahallelerinde siyaset yapmak yeterli gelmiyor. 

Bu konu AK Parti‘nin siyasi olarak varlığını teşkil eden en önemli unsur. Bizim bakış açımız CHP’nin gibi siyasi rant için değil. Milletin değerleriyle devletin değerleri buluştuğu için 20 yıldır iktidardayız. 

Esas olan hak ve hürriyetlerin kanunla verilmesi değildir. Eğer bugün olduğu gibi bir hürriyet bir hukuk kuralı tarafından teminat altına alınmak isteniyorsa bu ancak anayasayla olabilir. Tersinin olması hukukun işleyişine aykırıdır. Tüm dünyada da bu işler böyle yapılmaktadır.

Başı açık ya da kapalı olmak anayasanın da üstünde bir haktır. Eğer bunu teminat altına alacaksak anayasayla olur. Kanunla teminat altına alınan kanunla değişir. 

Şu an şu mevcut halinden de geriye getirilmesini öneriyorsunuz. Siz bir kanun teklifi verdiğinizde, kanunla alınıp verilebilen bir hak durumuna düşürüyorsunuz. Kanunla verip kanunla alıyorsunuz.

“GELİN BU ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ TEKLİFİNE DESTEK VERİN”

CHP’nin kanun teklifine, hayır diyoruz, içeriğine hayır diyoruz. Şu an Türkiye’de hiçbir konuda yasak yok. Hiçbir yerde bir sorun yokken sizce neden CHP böyle bir teklif verdi. Sözlerimiz itibar görmüyor, sizin yazılı bir şeye ihtiyacınız var, diyerek yapılmıştır. Biz onlara bir imkan veriyoruz. İşte kalıcı bir teminat. İmza veren vekiller adına diyorum ki geliniz bu anayasa değişikliğine destek veriniz. Bu TBMM’de çözülmelidir, referanduma gitme ihtiyacı duymadan. Türkiye’de kadınlar da erkekler de değişti. CHP bu değişimi görüyor, görmek zorunda. 

Teklifimiz sadece başörtülü kadınları değil, başı açık kadınların da özgürlüğünü savunuyor. Bu Anayasa değişikliği en önemli anayasa değişikliğidir. 2 tane maddemiz var. Bir tanesi bu maddeydi, din hürriyeti başlığı altında verdiğimiz… Bir diğeri de aile müessesesine dair. Eğer bir toplumu tahrip etmek istiyorsanız önce aileyi tahrif etmeniz gerekir. Medeni kanunda belirtilmesine rağmen biz anayasaya evlilik birliğinin bir kadın ve bir erkek arasında olan hukuki bir müessese olduğu ifadesini de koyuyoruz.

Kadınlara destek veren güzel insanlara teşekkürler. MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye, BBP lideri Destici’ye, Mehmet Faik Şeker’e teşekkür ediyorum. Sayın Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımıza teşekkürlerimizi, şükranlarımızı sunuyoruz.

(25 Kasım yürüyüşüne müdahale) Doğrusu bunlar hiç birbirine benzemeyen konular. Bu konu aynı değil. Biz sonuna kadar şiddete hayır diyoruz. 

(İran) Bir kadın istiyorsa başını örter, isterse açar. Herkes kendi kararını kendi verir.

Bugün Türkiye tarihinin en önemli konularından birini konuşmak için buradayız.

6 YAŞINDAKİ ÇOCUĞA İSTİSMAR

TBMM’de araştırma komisyonu kurulmasına karar verdik.

REKLAM ALANI